Üyelik Girişi
MENÜ

SON DAKİKA

Site Haritası

HADİS EZBERLEYELİM

 

Rabbimiz Kuran da buyuruyor ki;

(Ey Resulüm! ) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Ali-İmran 31)

Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resulü’nde güzel bir örnek vardır. (Ahzab 21)

Ezberlemeyi düşündüğümüz Hadisler listesinde;

Medarik Yayınlarında M. Emin AKIN Hocamızın tercüme ederek yayınladığı  İmam El- Beyhaki’ nin  El-Erbaun Es-Suğra isimli esrindeki Hadisler yer almaktadır. Hadisler Tevhid , Ahlak ve Edeb üzerine kırk konuda yer almaktadır.

Her hafta iki hadis  ezberlemeyi prensib haline getirirsek çok şeyin değiştiğinin farklılaştığını göreceğiz İnşaallah.

 

1. Hadis

Ebu Malik el-Eşcaî, babasından rivayetle dedi ki; Allah’ın Rasulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle söylerken işittim:

“Kim Allah’ı tevhid eder ve Allah’tan başka kendisine ibadet edilenlere küfrederse (reddederse) kanı ve malı haramdır ve onun hesabı Allah’a kalmıştır.” (Müslim, Ahmed İbn Hanbel)

 

2. Hadis

Muaz İbn Cebel (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bana dedi ki:

“Allah’ın kulları üzerindeki hakkı nedir? Dedim ki; Allah ve Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) daha iyi bilir. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki; yalnız O’na ibadet etmeleri ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmamalarıdır. Sonra dedi ki; bunu yapınca kulların Allah üzerindeki hakları nedir? Muaz; Allah ve Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) daha iyi bilir, dedi. Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki; onları bağışlaması ve onlara azab etmemesidir.” (Buharî, Müslim, Ebu Davud)

 

3. Hadis

Abdullah İbn Ömer (ra) diyor ki; Allah’ın Nebisi’ni (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle söylerken işittim:

“Ey insanlar! Rabbinize tevbe ediniz. Çünkü ben bir günde O’na yüz kez tevbe ediyorum.” (Müslim, Beyhâkî)

 

4. Hadis

Ebu Hureyre (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Biriniz devesi kaybolup sonra da onu bulunca sevinir mi? Dediler ki; evet ya Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem). Dedi ki; Muhammed’in nefsi elinde olana kasem ederim ki, Allah kulunun tevbe etmesinden, birinizin devesini kaybettikten sonra bulmasından ötürü duyduğu sevinçten daha çok sevinir.” (Buharî, Müslim)

 

5. Hadis

Ebu Hureyre (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim:

“Kullardan bir kul bir günah işledi. Dedi ki; ey Rabbim! Ben bir günah işledim, beni bağışla. Rabbi dedi ki; kulum kendisinin, günahları bağışlayan, günahından ötürü hesap soran bir Rabbi olduğunu bildi, dedi ve onu bağışladı. O kul belli bir süre geçtikten sonra, tekrar bir günah işledi ve şöyle dedi; ey Rabbim! Ben bir başka günah daha işledim. Benim o günahımı bağışla. Rabbi dedi ki; kulum, günahları bağışlayan ve ondan hesap soran bir Rabbinin olduğunu bildi, dedi ve onu bağışladı. Yine, Allah’ın dilediği bir müddet geçtikten sonra, bir günah daha işledi. Dedi ki; ey Rabbim! Ben bir günah daha işledim, o günahımı bağışla. Rabbi dedi ki; kulum, günahı bağışlayan ve ondan hesaba çeken bir Rabbinin olduğunu bildi, dedi ve şöyle söyledi; kulumu bağışladım, dilediğini yapsın.” (Buharî, Müslim, Ahmed İbn Hanbel)

 

6. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ediyor:

“Kimin yanında kardeşinin ırzından ve malından [ötürü işlemiş olduğu] bir zulüm varsa, ondan hesaba çekilmeden önce, kardeşinden helalliğini istesin. Ne dinarın ve ne de dirhemin olmadığı günde, eğer kendisinin salih bir ameli varsa, işlediği zulmün miktarınca kendisinden alınır. Eğer, hiç salih ameli yoksa arkadaşının günahlarından alınıp kendisine yüklenir.” (Buharî, Müslim)

 

7. Hadis

Ebu Musa el-Eş’arî (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Salih olan meclis sahibinin ve kötü olan meclis sahibinin misali, ancak, misk taşıyan kimse ile körüğe hava veren kimse gibidir. Misk taşıyan kimse, ya miskinden sana verir ya da ondan misk satın alırsın veya onda bir koku hissedersin. Körüğe hava basan kimse ise, ya senin elbiseni yakar ya da onun üzerinde çirkin bir koku hissedersin.” (Buharî, Müslim)

 

8. Hadis

Ebu Said el-Hudrî (ra) rivayet ediyor; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki:

“Siz siz olun, insanların geçtikleri yollarda oturmayınız. Dediler ki; ey Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)! Bizim bu meclislerde mutlaka konuştuğumuz şeyler oluyor. Rasulullah da (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki; eğer yol kenarlarında oturmaktan başka yapacağınız bir şey yoksa o halde yolun hakkını veriniz. Dediler ki; yolun hakkı nedir? Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem); gözü sakınmak, eziyete engel olmak, selamı iade etmek, ma’rufu emretmek, münkerden alıkoymak.” (Buharî, Müslim)

 

9. Hadis

Ebu Reyhane (ra) diyor ki: Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber gazveye çıktık, dedikten sonra hadisi zikretti. Sonra dedi ki; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Cehennem ateşi, Allah korkusundan ağlayan göze haram kılınmıştır. Cehennem ateşi, Allah yolunda sabahlayan (mücahid, âlim) göze haram kılınmıştır. Dedi ki; üçüncüsünü unuttum. İbn Şureyh (Abdurrahman İbn Şurayh) diyor ki: Onu daha sonra duydum, şöyle dedi: Cehennem ateşi, Allah’ın haram kıldıklarına bakmayana veya Allah yolunda çıkarılan göze haram kılınmıştır.” (Ahmed İbn Hanbel, Nesâî, Hâkim)

 

10. Hadis

Ebu’z-Zubeyr, Cabir İbn Abdillah’dan (ra), Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle söylediğini işittiğini nakleder; Allah’ın Nebisi (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki:

“Müslüman, Müslümanların dilinden ve elinden selamette olduğu kimsedir.” (Buharî, Müslim)

 

11. Hadis

Ebu Şurayh el-Huzaî (ra) dedi ki; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, misafirine ikramda bulunsun ve yine kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, komşusuna iyilikle davransın ve kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa; ‘ya hayr olanı söylesin ya da sussun.”

(Zekeriya’nın İbn Yahya İbn Esed rivayetinde “veya sükût etsin” lafzıyla.) (Buharî, Müslim)

 

12. Hadis

Ebu Hureyre’den (ra); Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) [Şair Lebid’in şiirini kastederek] dedi ki:

“Şairlerin söyledikleri en sadık söz; ‘Allah’tan başka her şey bâtıldır’ sözüdür.” (Buharî, Müslim)

13. Hadis

Aişe (r.anha) rivayet ediyor:

“Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerinde şekiller olan bir gömleği vardı. Onu Ebu Cehm’e verip ondan bir enbicaniye (düz ve kesik çizgili, örgüleri olan elbise) aldı. Dediler ki; ey Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)! Üzerinde işaretler olan bir gömlek, enbicaniyeden daha iyidir. Dedi ki; ben namazımda onun işaretlerine bakıyordum.” (Buharî, Müslim)

 

14. Hadis

Ebu Hureyre (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki:

“Kişinin kendisini ilgilendirmeyeni terk etmesi İslâm’ının güzelliğindendir.” (Tirmizî, İbn Mace, Beğavî)

 

15. Hadis

Süfyan İbn Abdillah (ra) diyor ki:

“Dedim ki; ey Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)! Bana öyle bir söz söyle ki, onun hakkında senden sonra hiçbir kimseye bir şey sormayayım. Dedi ki; Allah’a iman ettim de, sonra dosdoğru ol!” (Müslim)

 

16. Hadis

Sevban (ra) diyor ki; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Dosdoğru olunuz, her hayra erişmeniz mümkün değildir. Bilin ki amellerinizin en faziletlisi namazdır. Abdesti de ancak mü’min olan korur.” (Ahmed İbn Hanbel, İbn Mace, Heysemî)

 

17. Hadis

Abdullah İbn Ömer (ra), babası Ömer’den (ra) rivayet ediyor. Ömer İbnu’l-Hattab (ra) demiştir ki:

“Biz bir gün Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında otururken, birden bire bembeyaz elbiseli, simsiyah saçlı, üzerinde yolculuk alametleri olmayan, fakat içimizden hiçbir kimsenin de tanımadığı bir kimse çıkageldi. Doğruca Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına (gelerek) dizlerini O’nun (sallallahu aleyhi ve sellem) dizlerine dayayarak oturdu. Ellerini de dizlerinin üzerine koyarak şöyle dedi; ey Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)! Bana İslâm’dan haber verir misin? Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle cevap verdi:

İslâm, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet etmen, namazı ikame etmen, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman ve eğer yol bulabilirsen Beyt’i Haccetmendir. Doğru söyledin, dedi. Biz, onun hem sorup hem de tasdik etmesinden dolayı şaşırmıştık. Yine o adam devam ederek; ey Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)! Bana imandan haber ver, iman nedir, dedi? Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem), iman; Allah’a, meleklerine, kitaplarına, nebilerine, ahiret gününe, kaderin hepsine, hayrına ve şerrine iman etmendir, dedi. O adam; doğru söyledin, diyerek devam etti. Sonra; bana ihsandan haber ver, ihsan nedir, dedi?

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ihsan; sanki Allah’ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir, sen O’nu görmesen de O seni görüyor, dedi.” (Buharî, Müslim)

 

 

 

18. Hadis

Ubade İbnu’s-Samit (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Kişinin imanının en faziletlisi, nerede olursa olsun, Allah’ın kendisiyle beraber olduğunu bilmesidir.” (Ebu Nuaym, Heysemî)

 

19. Hadis

Malik İbn Enes, ez-Zührî’den, o da Salim’den, o da babası Abdullah İbn Ömer’den (ra):

“Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem), kardeşine nasihat eden bir adamın yanından geçtiğini ve ona hayâ hakkında öğüt verdiğini görünce; bırak onu, ‘hayâ imandandır’, dediğini rivayet etmektedir.” (Buharî, Ahmed İbn Hanbel, Ebu Davud)

 

20. Hadis

İmran İbn Husayn (ra) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ediyor:

“Hayânın tamamı hayrdır. Hayâ hayrdan başka hiçbir şey getirmez.” (Müslim, Beyhâkî)

 

21. Hadis

Abdullah İbn Me’sud (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Allah’tan gerçek hayâ ile hayâ edin. Dediler ki; ey Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)! Biz, Allah’a hamdolsun Allah’tan hayâ etmekteyiz. Dedi ki; (kasdettiğim) o değil. Fakat hakkıyla Allah’tan hayâ eden kimse başı ve içine aldığını korusun. Karnı ve içinde taşıdığını korusun. Ölümü ve çürümeyi hatırlasın. Kim de ahireti dilerse, dünyanın ziynetini terk etsin. Kim bunu yaparsa, gerçek anlamda bir hayâ ile Allah’tan hayâ etmiştir.” (Ahmed İbn Hanbel, Tirmizî, Hâkim)

 

22. Hadis

Ebu Hureyre (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim:

“Allah rahmeti yarattığı gün, yüz rahmet olarak yarattı. Doksan dokuz rahmeti kendi katında tuttu. Yarattıklarının hepsine de bir rahmeti gönderdi. Kâfir, Allah katındaki rahmetin hepsini bilse idi, Allah’ın rahmetinden ümit kesmezdi. Mü’min de, Allah’ın katında olan azabın hepsini bilseydi, cehennem ateşinden emin olmazdı.” (Buharî, Müslim) 

 

23. Hadis

Abdullah İbn Mesud (ra) dedi ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Cennet sizlerden birine ayakkabısının bağından daha yakındır, cehennem de böyledir.” (Buharî, Beyhakî)

 

24. Hadis

Abdullah İbn Ömer’den (r.anhuma); Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki:

“Cennete, ancak orayı arzulayanlar girecektir ve cehennem ateşinden de ancak, ondan korkanlar uzaklaştırılacaktır ve Allah ancak, merhamet edene merhamet eder.” (İbn Ebi Şeybe, Suyûtî, Beyhâkî)

 

 

 

25. Hadis

Ca’fer İbn Süleyman ed-Dab’i, Sabit’ten, o da Enes İbn Malik’ten (ra) rivayet ediyor:

“Allah’ın Nebisi (sallallahu aleyhi ve sellem) ölüm döşeğinde olan birisini ziyaret etmek için yanına gitti. Ona dedi ki; kendini nasıl buluyorsun? Dedi ki; kendimi korkuyor ve ümit ediyor buluyorum. Ben Allah’ı arzu ediyor ve günahlarımdan korkuyorum. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem); bu iki şey, bir mü’minin kalbinde bir araya gelmesin ki, Allah onun arzu ettiğini ona vermesin ve korktuğundan onu emin kılmasın.” (Tirmizî, İbn Mace)

 

26. Hadis

Abdullah İbn Ömer (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) iki omzumu tutarak şöyle dedi:

“Dünyada sanki bir garip veya bir yolcu gibi ol.” (İbn Mace, Tirmizî)

 

27. Hadis

İmam Mücahid dedi ki; İbn Ömer (ra) şöyle diyordu:

“Sabahlayınca akşamı bekleme, akşamlayınca da sabahı bekleme. Sağlığında, hastalığın için [gereken] tedbiri al, hayatta iken de ölümün için [gereken] tedbiri al.” (Buharî, Tirmizî)

 

28. Hadis

Enes İbn Malik (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Âdemoğlu yaşlanır, fakat onda iki şey baki kalır; (o da) hırs ve emeldir.” (Buharî, Müslim)

 

29. Hadis

Ebu Hureyre (ra) dedi ki; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Allah Azze ve Celle dedi ki; kim benim bir velime düşmanlık ederse, o mutlak olarak bana, harp ilan etmekle karşı çıkmıştır. Kulum kendisine farz kıldığımdan daha sevimli bir şeyle ‑bana- yaklaşmamıştır. (Kulum) bana nafilelerle, ben onu sevinceye kadar bana yaklaşır. Ben onu sevince de, onun kendisiyle işittiği işitmesi, kendisiyle gördüğü görmesi, kendisiyle amel ettiği eli ve kendisiyle yürüdüğü ayağı olurum. Eğer (kulum) benden bir şey isterse, ben de onu ona veririm. Benden kendisini korumamı isterse, onu korurum ve Ben kulumun nefsini kabzetmekte tereddüt ettiğim kadar, istediğim şeylerden hiçbirisinde, o kadar tereddüt etmedim. (O) ölümden hoşlanmaz, ben de ona incitecek bir şey gelmesinden hoşlanmam.” (Buharî)

 

30. Hadis

Ömer İbnu’l-Hattab (ra) diyor ki; Rasulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim:

“Ancak ameller niyetlerle sahih olur ve ancak her kişi için niyetlendiği vardır. Kimin hicreti Allah’a ve Rasulü’ne ise, onun hicreti Allah’a ve Rasulü’nedir ve kimin de hicreti elde edeceği bir dünya ve evleneceği bir kadın ise, onun hicreti de kendisi için hicret ettiği şeyedir.” (Buharî, Müslim) 

 

31. Hadis

Said İbn Cubeyr (ra) Abdullah İbn Abbas’tan (r.anhuma) rivayet ediyor; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Kim yaptığı amelleri işittirmek isterse, Allah da onu insanlara işittirir. Kim gösterişte bulunursa Allah onu gösterişlilerden kılar.” (Buharî, Müslim) 

 

32. Hadis

Abdullah İbn Amr (ra) Allah’ın Rasulü’nden (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ediyor:

“Kim insanlara amelini işittirirse, Allah da kullarından işitene onun amelini işittirir ve onu küçük ve hakir kılar.” (Ahmed İbn Hanbel, Abdullah İbnu’l-Mubarek, Ebu Nuaym)

 

33. Hadis

el-Ala İbn Abdirrahman, babasından, o da Ebu Hureyre’den (ra); Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ediyor:

“Allah Azze ve Celle dedi ki: Ben, ortakların ortaklarından en çok müstağni olanıyım. Kim benim için bir amel yapar, onda benden başkasını [bana] ortak kılarsa, ben ondan beriyim ve o amel ortak kıldığı kimse içindir.” (Müslim, Beyhâkî)

 

34. Hadis

Enes İbn Malik (ra), Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ediyor:

“Hiç biriniz bir kişiyi severken ancak Allah için sevmedikçe ve Allah’ın kendisini küfürden kurtardıktan sonra yeniden küfre dönmektense, ateşe atılmak kendisine daha sevimli olmadıkça ve Allah ile Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine başkalarından daha sevgili olmadıkça imanın tadını bulamaz.” (Buharî, Müslim)

 

35. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet etmektedir:

“Yedi kişi vardır ki; Allah kıyamet günü kendi gölgesinden başka, hiçbir gölgenin bulunmadığı gün onları gölgelendirir:

Adaletli imam,

Allah’a ibadet etmekle yetişmiş olan genç,

Yalnız başına kaldığında Allah’ı hatırlayıp gözlerinden yaşlar akan kimse,

Kalbi mescidlere bağlı olan kimse,

Birbirlerini Allah için seven iki kimse,

Kendisini, şöhret sahibi olan bir kadının, kendi nefsine çağırdığı halde Allahu Teâlâ’dan korkuyorum diyen kimse,

Bir sadaka verip onda sağ elinin verdiğinden sol eli haberdar olmayan kimse.” (Buharî, Müslim)

 

36. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ediyor:

“Allah Azze ve Celle der ki; ben kulumun benim hakkımda zannettiğinde varım (zannettiği gibiyim) ve o beni zikrederken, ben onunla (olurum) beraberim, eğer beni nefsinde zikrederse, [ben de] onu kendi nefsimde zikrederim. Eğer o, beni bir topluluk içinde zikrederse (hatırlarsa) ben de onu, ondan daha hayırlı bir topluluk içinde anarım. Şayet bana bir karış yaklaşırsa, ben de ona bir kol uzunluğu yaklaşırım, eğer o bana bir kol uzunluğu yaklaşırsa, ben de ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben de ona koşarak gelirim.” (Buharî, Müslim)

 

37. Hadis

Abdullah İbn Bişr (ra) dedi ki:

“Allah’ın Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) iki Arabî gelip O’na; ey Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)! İnsanların hangisi daha hayırlıdır diye sordular. Dedi ki; ömrü uzun ve ameli güzel olan. Diğeri dedi ki; ey Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)! İslâm’ın farzları bana çok gelmeye başladı. Kendisine yapışacağım bir işten bana haber ver. Buyurdular ki; dilin her zaman Allah’ın zikri ile ıslah olsun.” (Tirmizî, İbn Mace, Beyhâkî)

 

38. Hadis

Ebu Musa el-Eş’arî (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet etmiştir:

“Kur’an’la beraber olun. Muhammed’in nefsi elinde olan Allah’a kasem de bulunurum ki; Kur’an, ipleriyle bağlı olan devenin, urganından çözülmesinden daha süratli çözülür.” (Buharî, Müslim)

 

39. Hadis

Suheyb er-Rumî (ra), Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu diyor:

“Mü’minin emri taaccüb (hayret) edilecek bir şeydir. Mü’minin işinin tamamı kendisi için hayrdır. Kendisine bir sevinç isabet ederse şükreder, bu onun için hayrdır. Eğer ona bir zarar isabet ederse, sabreder, bu onun için hayrdır.” (Müslim, Beyhâkî)

 

40. Hadis

Yezid İbn Meysere (tabiundandır) diyor ki; Ummu’d-Derda’yı şöyle derken işittim: Ben onu (Ebu’d-Derda’nın) ne bundan önce, ne de bundan sonra Rasulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) künyesi ile hitap ettiğini duydum.

“Allah Azze ve Celle; ey İsa İbn Meryem! Ben senden sonra bir ümmet göndereceğim, onlara sevdikleri şeyler ulaşınca hamdedip şükrederler, eğer onlara hoşlanmadıkları şeyler ulaşırsa, sabredip (Allah’tan) karşılığını beklerler. Hilm yoksa ilim de yoktur. İsa (as) dedi ki; ey Rabbim! Bu anlattığın hasletler nasıl onların olacak, hilm yoksa ilim de yoktur. Allahu Teâlâ dedi ki; Ben onlara kendi hilmimden ve ilmimden vereceğim.” (Ahmed İbn Hanbel, Heysemî)

 

41. Hadis

Abdullah İbn Amr (ra) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) duasında şöyle dediğini rivayet eder:

“Allah’ım! Ben Sen’den kazândan [kaderine ve hükmünden] sonra rızanı istiyorum.” (Taberanî, Heysemî, Beyhâkî)

 

42. Hadis

Amr İbn Sa’d (ra) Abbas İbn Abdulmuttalib’in (ra) Rasulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittiğini rivayet ediyor:

“Kim Rab olarak Allah’tan, din olarak İslâm’dan, Nebi olarak Muhammed’den razı olmuşsa, o, imanın tadını tatmıştır.” (Müslim, Beğavî)

 

 

 

 

43. Hadis

Abdullah İbn Mes’ud (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Hiç kimseyi Allah’ın sevmediği şeyle razı etme ve hiç kimseye, Allah’ın fazlından ötürü hamdetme ve Allah’ın olmasını dilemediği bir şeyden ötürü kimseyi kınama. Çünkü ne haris olanın hırsı, Allah’ın rızkını sana getirir ve ne de hoşlanmayanın hoşlanmayışı onu senden geri çevirir. Çünkü Allahu Teâlâ kıst’ı, adaleti, mutluluğu, rahatı ve kurtuluşu; rıza ve yakînin içerisine koymuştur. Kederi ve hüznü de; şek ve rızasının olmadığı şeyin içerisine koymuştur.” (İbn Ebi’d-Dünya, Beyhâkî)

 

44. Hadis

Bu rivayeti, Sufyan İbn Uyeyne ile Ebu Harun el‑Medenî’den güvenilir raviler rivayet etmişlerdir. Dedi ki; Abdullah İbn Mes’ud (ra) şöyle söyledi:

“Yakîn, Allah’ın hoşlanmadığı şeyle insanları razı etmemendir.” (İbn Ebi’d-Dünya)

 

45. Hadis

Hişam İbn Urve babasından ve dedesinden Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Birinizin, ipini alıp bir dağa gitmesi ve o dağdan sırtına bir bağ odun vurup onu satarak onunla geçimini sağlaması, insanlar kendisine bir şey verseler de vermeseler de onlardan istemekten daha hayırlıdır.” (Buharî, Beyhâkî)

Müslim, bu hadisi Ebu Hureyre’den (ra), o da Allah’ın Nebisi’nden (sallallahu aleyhi ve sellem) şu ziyadeyle rivayet eder:

“Onunla tasaddukta bulunur ve insanlara muhtaç olmaktan kendini korur.” (Müslim)

 

46. Hadis

el-Mikdam İbn Ma’di Yekrib (ra), Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ediyor:

“Âdemoğullarından hiçbirisi elinin kazandığından daha hayırlı bir yemek yememiştir. Allah’ın Nebisi Davud (as), eliyle kazandığından yiyordu.” (Buharî, Beyhâkî)

 

47. Hadis

Amr İbnu’l-As (r.anhuma) rivayet ediyor; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“İslâm’a giren ve kendisine yetecek kadar rızık verilen ve Allah’ın kendisine verdiğinden ötürü kanaatkâr olan kimse kurtuluşa ermiştir.” (Müslim)

 

48. Hadis

Muaviye İbn Hayede (ra) diyor ki:

“Allah’ın Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) geldim ve O’na (sallallahu aleyhi ve sellem) dedim ki; ey Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)! Dünyadan benim için yeterli olan nedir? Dedi ki; açlığını kapatan (gideren) ve avret yerini örten. Eğer bunda senin için bir ev varsa budur. Eğer bunun içinde, bir eşeğin varsa ne güzeldir, ne güzeldir. Bir ekmek parçası ve bir yudumluk su ve izar’dan fazla olandan sorumlusun.” (İbn Hacer, Heysemî, Taberanî)

 

49. Hadis

Ubeydullah İbn Muhsin babasından rivayet ediyor. Dedi ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Sizden kim eman içinde, yuvasında ve bedeninde afiyette olarak ve yanında da o günün yiyeceğiyle sabahlamışsa, o kimseye sanki dünya verilmiş gibidir.” (Buharî, Tirmizî, İbn Mace)

 

50. Hadis

İbn Abbas (r.anhuma) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet etmektedir:

“Ümmetimden yetmiş bin kişi hesaba çekilmeden cennete gireceklerdir. Dedi ki; [şöyle dedim] kim onlar? Dedi ki; onlar, rukye yaptırmak istemeyenler, tatayyurda bulunmayanlar, i’tiyafda bulunmayanlar ve Rablerine tevekkül edenlerdir.” (Buharî, Müslim)

 

51. Hadis

Ebu Said el-Hudrî (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Benim sizin için en çok korktuğum, Allah’ın sizin için yeryüzünün bereketlerinden çıkardıklarıdır. Denildi ki; yeryüzünün bereketleri nedir? Dedi ki; dünyanın ziyneti (güzelliği)dir. O arada bir kimse dedi ki; hiç hayr şer ile gelir mi? Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sustu. Nerede ise, biz O’nun üzerine vahy iniyor zannettik. Sonra alnının her iki yanından terini silmeye başladı ve dedi ki; nerede hayrın şer ile geleceğini soran kimse? (Soruyu soran kimse Huzeyfe) o kimse dedi ki; işte, ben buradayım. Ebu Said dedi ki; o böyle yapınca, onun yaptığından hoşlandık. Dedi ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi; ‘hayr, hayrdan başka bir şeyle gelmez’ (üç kez tekrarladı). Fakat bu mal yeşil (sevilen), tatlıdır veya karında toplanır. Ancak yeşillik yiyen hayvanlar hariç. Onlar yeşilliği yediği zaman, yan yatarak karınlarını uzatırlar ve kendilerini güneşe vererek gerinirler. Sonra dışkılarını yapıp idrarlarını koyuverirler. Sonra, geri dönerler ve tekrar yeniden yerler. Bu mal, şüphesiz yeşillik ve tatlıdır. Kim, o malı hakkıyla tutar ve hakkı olan yere koyarsa, şükrederse bu ne güzel yardımdır. Kim de o malı, hakkı olmayan bir şeyle elde ederse, o kimse tıpkı yiyen fakat asla doymayan kimse gibidir.” (Buharî, Müslim)

 

52. Hadis

Halid İbn Eslem (ra) rivayet ediyor;

Abdullah İbn Ömer (ra) ile beraber bir sefere çıktık. Bir Arabî dedi ki; Allah şöyle diyor:

“Altını ve gümüşü kenz edinenler. Bunun üzerine İbn Ömer dedi ki; kim o ikisini kenz edinir ve zekâtını vermez ise, ona yazıklar olsun. Ancak bu, zekât (emri) inmeden önce idi. Zekât emri inince; Allah onu onların malları için temizlik kıldı. Sonra bana dönerek dedi ki:

Benim Uhud dağı kadar altınım olsa, onun sayısını bilip zekâtını verdikten ve o malda Allahu Teâlâ’ya itaat ettikten sonra hiç umurumda değil.” (Buharî, Beyhakî)

 

53. Hadis

Ebu Hureyre’den (ra) rivayetle Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Kim, dünyayı helal yoldan da olsa övünmek, mal çoğaltmak ve gösteriş için taleb ederse, Allah’la kendisine gazaba gelmiş olarak karşılaşır.  Ve kim de dünyayı helal yoldan dilencilikten iffetini sakınmak ve elinin altındakileri geçindirmek için gayret edip komşusuna iyilikle muamele etmek için talep ederse, yüzü dolunay gibi kıyamet gününde Allah ile karşılaşır.” (Ebu Nuaym, Beyhâkî, Zebidî)

 

 

 

54. Hadis

Nu’man İbn Beşir (ra) dedi ki; Allah’ın Rasulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim ve bu hadisi rivayet ederken parmaklarıyla iki kulağına işaret etti:

“Gerçekten helal apaçık, haram apaçıktır. İkisinin arasında şüpheli olan şeyler vardır. İnsanların çoğu onu bilmez. Kim, bu şüpheli olan şeylerden kaçınırsa, dinine ve ırzına gelecek olandan kendisini korumuş olur ve kim de bu şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüştür. Tıpkı bir çobanın bir korunun etrafında koyunlarını yayınca, koyunlarının o koruya girmesinin an meselesi olması gibi. Bilin ki, her melikin bir korusu vardır. Allah’ın korusu ise, haram kıldıklarıdır.” (Buharî, Müslim)

 

55. Hadis

Ebu Nuaym el-Fadl İbn Dukeyn bu hadisi rivayet etti:

“Bilin ki bedende bir et parçası vardır; o salah bulursa, bütün beden salah bulur. Ve o fesada uğrayınca da, bütün beden fesada uğrar, bilesiniz ki, o et parçası kalptir.” (Hâkim, İbn Abdilberr, Munzirî)

 

56. Hadis

Sa’d İbn Ebî Vakkas’tan (ra) ve diğerlerinden “merfu” olarak rivayet edilmiştir ki:

“İlmin fazileti bana ibadetin faziletinden daha sevimlidir. Dininizin en sevimlisi Vera’dır.” (Buharî, Beyhakî)

 

57. Hadis

Ebu Hureyre (ra) dedi ki; Allah’ın Nebisi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Ey Ebu Hureyre! Vera (takva ile titiz davranmak) sahibi ol ki, insanların en abidi olasın.” (İbn Mace, Heysemî, Beyhâkî)

 

58. Hadis

Abdullah İbn Mes’ud (ra) rivayet ediyor:

“Allah’ın Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) hangi amelin daha faziletli olduğunu sordum:

Dedi ki; vakitleri üzerinde kılınan namaz. Dedim ki; sonra hangisi; anne babaya iyilik, dedi. Sonra hangisi, dedim; Allah yolunda cihad, dedi. Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) sonra sustu. Eğer daha çok sorsaydım, bana daha çok söyleyecekti.” (Buharî, Beyhakî)

 

59. Hadis

Ebu Hureyre (ra) diyor ki; adamın birisi dedi ki:

“Ey Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)! Kendilerine iyilikle dostluk etmemde en büyük hak sahibi kimdir? Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem); annen, dedi. Sonra kim, dedim. Sonra annen, dedi. Sonra kim, dedim. Sonra annen, dedi. Sonra kim, dedim. Sonra baban, dedi.” (Buharî, Müslim)

 

60. Hadis

Ebu’d-Derda (ra) diyor ki; Rasulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim:

“Baba, cennet kapılarının ortancasıdır. Bu kapıyı istersen koru, istersen terk et.” (Ahmed İbn Hanbel, Tirmizî, İbn Mace)

 

61. Hadis

Enes İbn Malik (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ediyor:

“Kim rızkının genişletilmesini ve amelinin baki kalmasını istiyorsa, rahimiyle (akrabalarına) ilgi kursun.” (Buharî, Müslim)

Bu hadis aynı zamanda Asım İbn Damra ve Ali’den (ra) [lafzıyla değil manasıyla] Allah’ın Rasulü’nden (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet edilmiştir. Ve bu rivayette şu ziyade vardır:

“Ve -bu- ondan, kötü ölümü uzaklaştırır, öyle ise, Allah’tan korksun ve rahimiyle ilgi kursun.” (Hâkim)

 

62. Hadis

Muhammed İbn Cubeyr İbn Mut’im babasından rivayetle diyor ki; Allah’ın Rasulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim (İbn Uyeyne’nin rivayetinde Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki):

Rahimi ile ilgisini kesen cennete giremez.” (Buharî, Müslim)

 

63. Hadis

Muhammed İbn Ka’b el-Kurazî, Ebu Hureyre’den duyduğunu rivayet ediyor. Dedi ki; Allah’ın Rasulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim:

Kıyamet günü rahim (akrabalık) arşın altında lisanıyla şöyle der; ey Rabbim! Ben koparıldım. Ey Rabbim! Zulme uğradım. Ey Rabbim! Bana kötülük edildi. Rabbi de ona cevaben der ki; seni ulaştıranı ulaştırmamdan ve seni koparanı da koparmamdan razı olmaz mısın?” (Buharî, Müslim)

 

64. Hadis

Aişe (r.anha) diyor ki; bir bedevi Rasulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve dedi ki:

“Çocuklarınızı öpüyor musunuz? Biz çocuklarımızı öpmüyoruz. Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki; şayet Allah senin kalbinden merhameti çekip aldıktan sonra, benim senin için ne yapmaya gücüm yeter ki?” (Buharî, Müslim)

 

65. Hadis

Sevban (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“En faziletli dinar, kişinin ailesinin geçimi için infak ettiği dinar, sonra kişinin atını cihad için hazırlaması uğrunda harcadığı dinar, sonra kişinin Allah yolunda dostları için harcadığı dinardır.” (Müslim, Beyhakî)

 

66. Hadis

Ebu Hureyre (ra) rivayet ediyor; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki:

“Allah yolunda verdiğin dinar, bir düşküne verdiğin dinar, ehlin için infak ettiğin bir dinar, dedi ki; ehlin için infak ettiğin dinarın ecri daha büyüktür.” (Müslim, Beyhakî)

Sufyan bu hadisin isnad ve anlamını zikretti ve şu ifadeyi “ziyade” olarak ekledi:

“Ve bir esirin serbest bırakılması için infak ettiğin dinar.” (Müslim)

 

67. Hadis

Buharî ve Müslim’in Ebu Hureyre’den (ra) ve başkalarından rivayet ettikleri bir hadiste Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir:

“İhtiyaçlarını giderdiklerinden (çoluk çocuklarından) başla.” (Buharî, Müslim)

 

68. Hadis

Aişe’den (r.anha) bize rivayet edilen bir hadiste, Allah’ın Nebisi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir:

“Sizin hayırlılarınız ehline hayırlı olanlarınızdır ve ben ehlim için en hayırlı olanınızım.” (Tirmizî, İbn Mace, Darimî)

 

69. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle söylediğini rivayet eder:

“Sizin hayırlınız, kadınlarına ve kızlarına hayırlı olanınızdır.” (Heysemî, Beyhâkî)

 

70. Hadis

el-Ma’rur İbn Suveyd dedi ki; biz Rebeze’de Ebu Zer’i (ra) gördük. Onun üzerinde hizmetçisinin giydiğine benzer bir elbise vardı. İçimizden birisi dedi ki; hizmetçinden bu elbiseyi alsan da sen giysen, o zaman hulle olur ve hizmetçine de başka elbise giydirsen. Ebu Zer (ra) dedi ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki:

“Onlar kardeşlerinizdir. Allah, onları yönetiminize vermiştir. Kimin kardeşi onun hizmetinde ise, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Sakın ola ki, ona ağır gelen bir şeyi ona yüklemesin. Eğer böyle bir yükü ona yüklerse, o halde de ona yardım etsin.” (Buharî, Müslim)

 

71. Hadis

Yukarıdaki hadiste söylenenin yapılması daha faziletlidir. Yoksa Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) söylediği şu vasiyetini göz önünde bulundurması gerekir:

“Kölenin [sahibi] üzerinde hakkı olarak ma’ruf bir şekilde yemesi ve giymesi vardır.” (Müslim)

 

72. Hadis

Ebu Hureyre (ra) yine Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu söyler:

“Birinizin hizmetçisi onun yemeğini getirince, onu kendisiyle beraber oturtsun. Eğer bunu yapmazsa, ona bir veya iki lokma uzatsın. Çünkü o yemeğinin sıcaklığına maruz kalıp pişirilmesine emek vermiştir.” (Buharî, Müslim)

 

73. Hadis

Aişe (r.anha) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu söyledi:

“Cibril (aleyhisselam), durmadan komşu hakkında bana tavsiyede bulunmaktadır. Nerede ise komşuyu mirasçı kılacağını zannettim.” (Buharî, Müslim)

 

74. Hadis

Ebu Şurayh el-Ka’bî (ra), Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Kim, Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, misafirine ikram etsin. Onun hakkı, bir gün ve de bir gecedir. Misafirlik üç gündür. Bundan sonra yapılan ise, sadakadır. Misafirin ev sahibini sıkıntıya sokacak kadar yanında kalması helal değildir.” (Buharî, Müslim)

 

75. Hadis

Cerir İbn Abdillah (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle rivayet etti:

“Allah, insanlara merhamet etmeyene merhamet etmez.” (Buharî, Müslim)

 

76. Hadis

Enes İbn Malik (ra) diyor ki; ben Cerir İbn Abdillah ile arkadaşlık ettim. Yaşça benden daha büyük olmasına rağmen, bana hizmet ederdi ve derdi ki:

“Ben, Ensarın Rasulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı yaptıkları şeyi gördüm. Onlardan hiçbir kimseyi görmüş olmayayım ki, onlara hizmet etmiş olmayayım. (Yani kimi görsem ona hizmet ederim.)” (Buharî, Müslim)

 

77. Hadis

Enes İbn Mâlik (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Ya Enes! Büyük olana karşı vakarla muamele et, küçüğe acı, cennette benimle beraber olursun.” (Zebidî, İbn Asakir, Beyhâkî)

 

78. Hadis

Ziyad İbn Alaka dedi ki; Cerir İbn Abdillah el-Becelî’yi (ra) şöyle derken işittim:

“Ben, Allah’ın Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) her müslümana nasihat etmek üzere bey’at ettim.” (Buharî, Müslim)

 

79. Hadis

Ebu Mes’ud el-Ensârî (ra) diyor ki: Bir adam Allah’ın Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ben borçluyum borcumu üstlenir misin, dedi. Rasulullah da (sallallahu aleyhi ve sellem); benim senin borcunu üstlenebilecek durumum yok, fakat falanca kişiye git dedi. O kişi de gelip Allah’ın Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) haber verdi, bunun üzerine dedi ki:

“Kim ki İslâm’da bir kimsenin bir hayrı öğrenmesine ve onu işlemesine yardımcı olur ve bunda ona yol gösterirse, o hayrı işleyenin ecri gibi kendisine de ecir verilir.” (Müslim)

 

80. Hadis

Enes (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet etmektedir:

“Hiç biriniz kendi nefsi için sevdiğini, kardeşi için de sevmedikçe o (kâmil manada) iman etmiyordur.” (Müslim, Beyhakî)

 

81. Hadis

en-Nu’man İbn Beşir (ra), Allah’ın Nebisi’nin (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Mü’minlerin karşılıklı acıma, sevgi ve şefkatlerindeki misalleri, tıpkı bir cesed gibidir. O cesedin bir azası şikâyette bulununca, cesedin diğer tarafları hararet ve uykusuzlukla onun acısına katılır.” (Buharî, Müslim)

 

82. Hadis

Bera İbn Azîb (ra) diyor ki:

“Allah’ın Nebisi (sallallahu aleyhi ve sellem) bize yedi şeyi emredip [bizi yedi şeyden de alıkoydu]. Bize; hasta ziyaretini, cenazelerin ardından gitmeyi, selamı yaymayı, davet edenin davetine icabet etmeyi, hapşıranı teşmit etmeyi, mazluma yardım etmeyi ve kasemde bulunan kimsenin kasemini doğrulamayı emretti. Gümüş kaptan içmeyi, (çünkü dünyada ondan içen ahirette ondan içemeyecektir) altın yüzük takınmayı, ipek palan vurulmuş eşeklere binmeyi, ipek ipliklerle süslenmiş elbiseyi, ipeği ve ipekli kumaşları, ipekten yapılmış divanlar üzerinde oturmayı yasakladı.” (Buharî, Müslim)

 

83. Hadis

Ebu Musa el-Eş’arî (ra) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ediyor:

“Her Müslim üzerinde vermesi gereken sadaka vardır. Dediler ki; eğer bulamazsa? Dedi ki; eliyle iş görür, kendine yararı olur ve ondan tasadduk eder. Dediler ki; bunu da yapamazsa yahut işleyemezse? Dedi ki; çok zaruri ihtiyacı olana yardım eder. Dediler ki; eğer bunu da yapamazsa? Dedi ki; öyleyse kendini kötülükten uzak tutsun. Bu, onun için sadakadır.” (Buharî, Müslim)

 

84. Hadis

Ebu Hureyre (ra) diyor ki; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, kardeşinin üzerinden dünya sıkıntılarından bir sıkıntıyı kaldırarak onu rahatlatırsa, Allah Azze ve Celle de kıyamet gününün sıkıntılarından bir sıkıntıyı onun üzerinden kaldırarak onu rahatlatır. Kim, bir mü’mini setrederse, Allah Azze ve Celle de onu dünya ve ahirette setreder. Kim, bir müslümana kolaylık gösterirse, Allah Azze ve Celle de ona dünya ve ahirette kolaylık gösterir. Kul, kardeşinin yardımında bulunduğu sürece, Allah da ona yardım eder.” (Müslim, Beyhakî)

 

85. Hadis

Huzeyfe (ra) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Her mar’uf [iyilik] sadakadır.” (Müslim, Beyhakî)

 

86. Hadis

Ebu Hureyre (ra) dedi ki; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle söyledi:

“İnsanların bedenlerindeki her kemik için bir sadaka vardır. Güneşin doğduğu her gün, iki kimsenin arasını bulman sadakadır. Bir kimseye hayvanına binmek isterken yardım etmen sadakadır veya o hayvanın üzerine eşyasını yüklemen sadakadır. Temiz (güzel) olan söz sadakadır. Kişinin namaza gitmek için attığı her adım sadakadır. Yoldan eza veren şeyleri kaldırman sadakadır.” (Müslim, Beyhakî)

 

87. Hadis

Ebu’d-Derda (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Size oruçlunun, namaz kılanın ve sadaka verenin derecesinden daha faziletli bir şeyden haber vereyim mi? Evet dediler. Dedi ki; insanların arasını ıslah etmek. Çünkü insanlar arasındaki ilişkinin bozulması -dini- kazıyıcıdır (tıraş edicidir).” (Buharî, Tirmizî, Ebu Davud)

 

88. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle rivayet eder:

“Kıyamet günü insanların en şerlisi olarak, ikiyüzlü olan kimseyi görürsün. O kimse bir topluluğun sözünü diğerine, diğerininkini onlara götürür.” (Buharî, Müslim)

89. Hadis

Hemmam İbn el-Haris dedi ki; biz Huzeyfe’nin yanında oturuyorduk. O sırada oradan bir adam geçti. Dediler ki; bu, Osman’a (ra) söz götürür. Huzeyfe (ra) dedi ki; Allah’ın Rasulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim:

“Söz taşıyan cennete giremez.” (Buharî, Müslim)

 

90. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle rivayet etti:

“Nefsim elinde olana kasemde bulunurum ki, iman etmedikçe cennete giremeyeceksiniz, karşılıklı birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size, yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir şeyi göstereyim mi? Aranızda selamı yayınız.” (Müslim, Beyhakî)

 

91. Hadis

Ebu Hureyre (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Allah Azze ve Celle kıyamet günü şöyle der:

Benim celalim (kadrim, kıymetim) uğruna birbirlerini sevenler bugün nerede? Benim gölgemden başka hiçbir gölgenin olmadığı o gün, onları gölgemle gölgeleyeceğim.” (Müslim)

 

92. Hadis

Ubade İbnu’s-Samit (ra) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ediyor:

“Allah Azze ve Celle dedi ki: Benim için birbirini sevenler, benim için birbirlerinin yanında oturmak isteyenler, benim için birbirlerine infakta (fedakârlık) bulunanlar ve benim için birbirlerini ziyaret edenleri sevmem, benim için vacib olmuştur.” (Malik, Hâkim, Buseyrî)

 

93. Hadis

Enes İbn Malik (ra) Allah’ın Rasulü’nden (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ediyor:

“Birbirinize buğzetmeyiniz, birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize sırt çevirmeyiniz, Allah’ın kardeş kulları olunuz. Hiç bir müslümanın kardeşini üç geceden fazla terk etmesi helal değildir. Karşılaşırlar, bu yüzünü çevirir, öteki de yüzünü çevirir. O ikisinin en hayırlısı önce selam verendir.” (Buharî, Müslim)

 

94. Hadis

Ebu Berze (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle rivayet ediyor:

“Ey diliyle iman etmiş ve imanın henüz kalplerine girmediği topluluk! Müslümanların ğıybetini yapmayınız, onların gizli yanlarını araştırmayınız. Bilin ki, kim; mü’min kardeşinin gizli tarafını araştırırsa, Allah da onun gizli tarafını ortaya çıkarır. Kimin de gizli tarafının peşine düşmüşse, Allah onun gizli tarafını evinde dahi olsa ortaya çıkarır.” (Ebu Davud, Tirmizî, Beyhâkî)

 

95. Hadis

Abdullah İbn Amr (ra) diyor ki; Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ne kötü söz söylerdi, ne de kötü söz söylemeye yeltenirdi ve O (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle söylerdi:

“Sizin en hayırlınız, (en iyiniz) ahlâkça en güzel olanınızdır.” (Buharî, Müslim)

96. Hadis

Ummu’d-Derda (r.anha), Ebu’d-Derda’nın (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ettiğini söylüyor:

“Kime yumuşaklıktan bir nasip verilmişse, ona hayrdan nasibi verilmiştir, kime de yumuşaklıktan nasibi verilmemişse, o hayrdan olan nasibinden mahrum kalmıştır ve sonra şöyle dedi; mü’minin mizanında en ağır şey, güzel ahlâktır. Allah, sözü çirkin ve incitici olan kimseye gazab eder.” (Tirmizî)

 

97. Hadis

Enes İbn Malik (ra) diyor ki:

“Ben Allah’ın Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) on sene hizmet ettim. Vallahi bir kez dahi bana ‘of’ bile demedi ve ne de yapmış olduğum bir şeyden dolayı, niçin böyle yaptın ve ne de, yapmadığım bir şeyden dolayı, şöyle yapsaydın olmaz mı, dedi.” (Müslim)

 

98. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle rivayet ediyor:

“Güçlü olan güreşte insanları yıkan değil, fakat güçlü olan o kimsedir ki, gazab anında nefsine malik olandır.” (Buharî, Müslim)

 

99. Hadis

Ebu Said el-Hudrî (ra) Abdulkays heyeti ile gelen Eşcâî Abdulkays’a şöyle der:

“Sende öyle iki güzel haslet var ki; o ikisini Allahu Teâlâ ve O’nun Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) sever: Hilm (cahile karşı sabırla muamele) ve sabır.” (Müslim, Beyhakî)

 

100. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle rivayet ediyor:

“Hiç bir sadaka, bir maldan hiçbir şey eksiltmemiştir. Allah hiç bir kişiye bağışlayıcı olmayı vermiş olmasın ki; bununla ancak onun izzetini artırmasın ve Allah için alçak gönüllülük eden bir kimse olmasın ki, Allah onun makamını yükseltmesin.” (Müslim)

 

101. Hadis

Abdullah İbn Ömer (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ediyor:

“İnsanların arasına karışan ve onların verdikleri sıkıntılara sabreden mü’min, insanların arasına karışmayan ve onların verdiği sıkıntılara sabretmeyen mü’minden daha faziletlidir.” (İbn Mace, Beyhâkî)

 

102. Hadis

Muhammed İbnu’l-Hanefiyye (rh.a) dedi ki:

“İnsanlara ma’rufla muamele etmeyen kimse, hakîm değildir (hikmet sahibi değildir). İnsanlara -karşı- ilişkilerinde ancak zorluk gören kimseye Allahu Teâlâ bir çıkış yolu verir.” (Ebu Nuaym)

 

103. Hadis

Cabir İbn Abdillah (ra) Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet ediyor:

“Zulümden kendinizi koruyunuz. Çünkü zulüm, kıyamet günü karanlıklardır. Açgözlülükten sakının, çünkü açgözlülük sizden öncekileri helak etti. Onları birbirlerinin kanlarını akıtmaya ve hürmetlerini (ırzlarını, mallarını, canlarını) helal kılmaya sevk etti.” (Müslim, Beyhâkî)

 

104. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittiğini söyler:

“Allah yolunda insana bulaşan bir toz ile cehennemin dumanı, bir kimsenin içinde asla bir araya gelmez. Açgözlülük ile iman da bir kulun kalbinde asla bir araya gelmez.” (Tirmizî, Nesâî, İbn Mace)

 

105. Hadis

Ebu Said el-Hudrî (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle rivayet ediyor:

“İki haslet vardır ki, mü’minde asla bir araya gelmez: Cimrilik ve kötü ahlâk.” (Tirmizî, Beyhâkî)

 

106. Hadis

Cabir İbn Abdillah (ra) diyor ki; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:

“Sattığı zaman müsamahakâr davranan, satın aldığı zaman müsamahakâr davranan ve birisinden hakkını istediği zaman, müsamahakâr davranan kula, Allah rahmet etsin.” (Buharî, Beyhâkî)

 

107. Hadis

Zeyd İbn Ata İbn Saib, Muhammed İbnu’l-Munkedir’den bu hadisi naklettikten sonra şöyle dedi:

“Allah sizden önceki ümmetlerden bir insanı bağışladı. Malını sattığı zaman kolaylıkla davranıyor, mal satın aldığında kolaylıkla davranıyor, borcunu tahsil ettiğinde kolaylıkla davranıyordu.” (Tirmizî)

 

108. Hadis

Abdullah İbn Mes’ud (ra) Rasulullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ediyor:

“Kolaylık gösteren, yumuşak davranan, yakın davranıp müsamahakâr olan herkese, cehennem ateşi haram kılınır.” (Tirmizî, Beyhakî)

 

109. Hadis

Huzeyfe (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Melekler sizden önceki ümmetlerden olan bir kimsenin ruhunu kabzettiler. Sonra ona; hiç bir hayr işledin mi, dediler. Hayır, dedi. Dediler ki; hatırla. Dedi ki; ben insanlara borç veriyordum ve çalıştırdığım gençlere; zorda olanın genişliğe çıkmasını beklemelerini, borçlu olana süre tanımalarını, varlık sahibi olmayan bazı kimselerden de alacaklarımızı almamalarını emrederdim. Dedi ki; Allah Azze ve Celle de şöyle dedi; siz onun hesabından vazgeçin.” (Buharî, Müslim)

 

110. Hadis

Ebu’l-Yesar (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Kim zorlukta olanın borcunu erteler veya bunu ondan almaktan vazgeçerse, kendi gölgesinden başka gölgenin olmadığı günde Allah onu gölgeler.” (Müslim, Beyhakî) 

 

111. Hadis

Cabir İbn Abdillah (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ölümünden üç gün önce şöyle dediğini rivayet ediyor:

“Dedi ki; hiçbiriniz, Allah Azze ve Celle hakkında hüsn-ü zann etmedikçe ölmesin.” (Müslim, Beyhakî)

 

112. Hadis

Bize Ebu’l-Huseyn İbnu’l-Bişran, o da dedi ki; bize, el‑Huseyn İbn Savfan, o da dedi ki; bize, Abdullah İbn Muhammed İbn Ebi’d-Dünya, o da dedi ki; bize, Ebu Hayseme, o da dedi ki; bize, Şebabe İbn Sivar, Hişam İbnu’l-Ğazz el‑Bağdadî’den kendilerine haber verdiklerini ve onun bana Ebu’n-Nasr Hayyan şöyle dedi diye rivayetini naklettiler. Dedi ki; bana, Vasile İbnu’l-Eska, dedi ki; beni Yezid İbnu’l-Esved’e götür. Bana gelen habere göre o ağır bir hastalığa yakalanmış. Dedi ki; ben onu, ona götürdüm, odasına girdi. Fakat o çok ağır bir halde idi. Yönü kıbleye çevrilmişti. Artık onun aklı başından gitmişti.

Dedi ki; ona seslenin. Dedim ki; bu senin kardeşin Vasile, Allah’ın onda bıraktığı kadarlık aklıyla Vasile’nin gelmiş olduğunu işitti. Bunun üzerine elini uzattı. Eliyle bir şey arıyor gibi yaptı. Ben de onun ne istediğini anladım. Vasile’nin elini tuttum. Onun elinin üzerine koydum. Vasile’nin elinin üzerine elini koymak istemesinden maksadı, Vasile’nin elini Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) eline koymasından ötürü idi. Elini tutup kâh göğsünün üzerine, kâh yüzüne koyuyor ve kâh da ağzına sürüyordu. Bunun üzerine Vasile, ona dedi ki; sana soracağım bir şey hakkında bana haber verir misin? Allah hakkında zannın nasıldır? Dedi ki; günahlarım beni boğdu. Bense helak olmak üzereyim. Fakat Allah Azze ve Celle’nin rahmetini ümit ediyorum. Bunun üzerine Vasile tekbir getirdi ve evde bulunan herkes de onun tekbiriyle tekbir getirdi. Dedi ki; Allahu Ekber. Rasulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim.

“Allahu Teâlâ der ki: Ben kulumun zannı üzereyim. Benim hakkımda dilediğini zannetsin.” (Ahmed İbn Hanbel, Heysemî, İbn Hibban)

 

113. Hadis

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet eder:

“Hayr olanı işlemeye, doğru ve salih olan ameli yapmaya gayret ediniz ve müjdeleyiniz. Bilin ki, hiç kimse ameliyle kurtuluşa eremeyecektir. Dediler ki; sende mi ya Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)? Dedi ki; beni de (amelim kurtarmayacak). Ancak Allah, kendi katından beni bir rahmet ve fazlıyla bürürse.” (Müslim, Beyhakî)

 

 

 

 

 

Namaz Vakitleri

Tarih ve Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 4°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85643.8718
Euro4.54804.5662
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam17
Toplam Ziyaret80223